BLOK MUAFİYET KANUNU

Otomobil Servislerinde Blok Muafiyeti nedir?

İsteyen her kişi serbestçe dilediği ticareti yapmalı noktasından hareket ederek, sınırların ve gümrüklerin kalkmasına kadar uzanan bir serbest ticaret ve rekabet ortamı yaratılması hedefiyle yola çıkılmış. Ancak gerek satış ve gerekse satış sonrası hizmetleri (yedek parça ve servis) özel eğitim, bilgi, beceri ve yatırım istediğinden otomotiv sektörünü hemen "serbest ticaret kavramı" kapsamına alamayacaklarını gören AB kural koyucuları "otomotiv sektörünü" bu serbest ticaret kavramından "bir sure için" BLOK OLARAK MUAF tuttular. Bu sebeple AB içinde otomotiv şirketleri, ana şirket, bayi, yan sanayici, servis ve yedek parçacı olarak tam serbest ticarete geçiş sürecinde bir muafiyet kazandılar. İşte buna Blok Muafiyet denir. Ancak 1996 dan beri AB çeşitli düzenlemelerle bu muafiyeti azaltma yolunda adımlar atmaktadır. Biz de 1996 başında AB Gümrük Birliği üyesi olduğumuz için AB ce rekabeti teşvik edici yönde alınan her türlü kararı en geç 12 ay içinde uygulamak zorundayız.

Blok Muafiyet Yasası Türkiye de ne zaman uygulanmaya başlanacak?

AB de Blok Muafiyet en son 2005 Ekim ayında revize edildi,Türkiyede 1 ocak 2007 de uygulamaya girdi.

AB Blok Muafiyet kuralları henüz Avrupalı araç üreticileri tarafından bile tam kabul edilmiş değil. Çoğunluğu bu karara çeşitli nedenlerle direniyorlar veya kendilerine göre yorumlarda bulunuyorlar. Hemen tümü Avrupa kökenli olan Türk otomotiv sanayi ve yan sanayinin de bu direnci göstermesi doğal. Pek çoğu bu kararı uygulayacak şekilde kendi içlerinde düzenlemelerini yapmış olsa bile bunu açıkça söyleyip ilan etmiyorlar. Dolayısıyla hemen her kafadan bir ses çıkıyor ve bu serbest ticaret yapmak isteyenlerin önüne dev bir sorunmuş gibi konuyor. Halbuki iş basit: Otomotiv ürün satıcısı, yedek parçacı ve servisçi bu karara göre ayrı ayrı birimler. Otomotiv firması bayisini "illa servis aç, yedek parça bulundur" diye zorlayamaz. Servise de "illa parçanı benden alacaksın" diyemez. Adam eş değer kalitede olduğu belgeli her marka parçayı alıp satabilir ve servisine gelen araca takabilir. Servis açmak isteyen herkes ana firma kriterlerini yerine getirdiği takdirde servis açabilir. Birden fazla markaya servis hizmeti verebilir.Yani şu an "özel servis" konumunda olup bir türlü "resmi servis" statüsü kazanamamış servis atölyeleri ana araç üreticisi veya ithalatçısı firmaca öngörülen gerekli kriterleri yerine getirdikleri taktirde bal gibi yetkili servis olurlar. Otomotiv bayisi de istediği kadar başka marka araçların satışını yapabilir. Ancak piyasa ile 100 yılı aşkın süredir oynamayı huy edinmiş ve tüm ortamı da buna alıştırmış olan ana firmaların bunları kabul etmede yan çizdiklerini görüyoruz. En büyük sorun bu. Ama göreceksiniz bir tanesi AB kurallarına uygun hareket ederek öncülük yapsın bir haftaya kalmaz (bir iki prestij markası dışında) tüm Türk otomotiv sektörü sıfır numara Avrupalı olur çıkar.

Blok Muafiyet Yasası Otomotiv sektöründe ne gibi değişikliklere yol açacak?

Yıllarca tek kişinin elinde bir yapıya sahip otomotiv sektörü bu yapıya geçmek zorunda. Aksi halde bırakın AB adaylığımızı 10 yaşındaki Gümrük Birliği anlaşmamız bile tehlikeye girer. Hem kökeni AB de olan ana sanayi firmalarımız bu kuralları AB içinde -isteseler de istemeseler de- uygulayacaklarına göre Türkiye için ayrı bir uygulama yapamazlar. O zaman bir tek vatandaşın bile AB ye yapacağı şikayet üzerine kendi ülkelerinde büyük cezalara çarptırılacaklardır. Bunu göze alamazlar. Türkiye de özellikle oto sanayi sitelerinde, KOBİ ler ve yan sanayicilerde büyük insan gücü ve sermaye potansiyeli var. Bunların iyi işletilmesi şart. Büyük olmasa bile tatlı bir rekabet ortamı yaratılacak. Yedek parça üreticileri kalitelerini daha da arttıracaklar, çok daha değişik noktalarda parça ve hizmet sunacaklar. Bu ekonomiye büyük canlılık getirecek. Bunu görmemek imkansız. Yüz binlerce kişiye ekmek kapısı açılacak. Yan sanayiciler dev yatırımlar yapabilecekler. Hem kaliteleri hem de üretim ve doğal olarak ihracatları artacak. Şu an AB nin önde gelen küçük ticari araç ve otobüs üreticisiyiz. Bu kuralların uygulanmasından sonra yedek parça satışlarında Tayvan ı bile geçeriz. Bu da yüz binlere yeni iş kapısı demek. Serbest ticaret kadar ekonomiyi besleyen başka bir yöntem bilmiyorum.

Blok Muafiyetinin tüketiciye sağlayacağı yararlar nelerdir?

AB de serbest ticaret ve serbest rekabetin doğrudan tüketiciyi koruyacak unsurlar olduğu bilindiği gerçeği ile yola çıkıldı. Bizde de aynı. Kim aynı kalitede mali ve hizmeti daha ekonomik koşullar ile sağlarsa o daha fazla müşteri kazanacak. Müşteri de daha az para harcayacağı ürün ve hizmetler yüzünden daha fazla tasarruf yapma ve tasarruflarını yatırımlara yönlendirme yolunda plan yapabilecek. Ülkemizde 5 yaşını dolduran bir ticari araç, genelde, o anki değerinin %10 u kadar yılda yedek parçaya ihtiyaç duyar. Kabaca bugün 15 bin YTL olan 5 yaşındaki bir araç yılda 1.500 YTL lik parçaya ihtiyaç gösterir. Rekabetin artması, servislerin çoğalması ve hizmet kalitesinin üst düzeylere erişmesi bu 1.500 YTL yi 1.000 lere indirirse tüketicinin cebinde 500 YTL kalır. Öte yandan tüketici garanti süresi bitince "pahalı" diye yetkili servislere aracını götürmez, özel veya yetkisiz servislere gider. Buradaki uyduruk bakim ve parçalar yüzünden bu yukarıdaki oran % 10 civarındadır. Halbuki yetkili servis sayısı çoğalınca ve bu servislerde kalitesi güvenceli eşdeğer parçalar kullanılınca bu oran AB de olduğu gibi % 5 lere inecek. O zaman zaten parça gideriniz 750 ye iner. Bir de rekabet dolayısıyla indirimler devreye girince eskiden 1500 YTL yıllık parça tüketimi rahatça 500 lere iner. Oldukça teorik ama, bunu yaşayan Yunanistan ve Portekiz deki tüketiciler aynısını söylüyorlar. Cepte kalan 1000 liralar ile tüketici başka alım yapar veya yatırıma yönelir. Piyasanın değişik kesimleri de canlanır. Otomotiv sektörü tüm paranızı "hupp" diye yutamaz artık! Yani neresinden bakılırsa bakılsın tüketicinin menfaati için oluşturulmuş bir kural. Her ne kadar ana otomotiv üreticileri bas bas tam tersini iddia ediyorlarsa da bu kaçınılmaz bir gerçektir!